25 KASIMDA BÜTÜN CANLAR GREVE

Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder

2 sayfadaki 2 sayfası Önceki  1, 2

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Geri: 25 KASIMDA BÜTÜN CANLAR GREVE

Mesaj tarafından candost32 Bir Ptsi Kas. 23, 2009 7:47 pm

Emekçiler greve, öğrenciler boykota!

Talepleri ve mücadelesi de kaderi gibi giderek işçi ve emekçilerle ortaklaşan öğrenci gençlik ilan ediyor: Öyleyse 25 Kasım’da bizler de boykottayız!


Kasım’da kamu emekçileri tüm ülke çapında greve çıkıyor. KESK’in ilan ettiği grev; insanca yaşam, iş güvencesi, grevli toplu sözleşmeli sendika hakkı ve krizin faturasını ödememek için. 25 Kasım‘da hayatı durdurup alanlara akmaya hazırlanan emekçiler ülkenin dört bir yanında işyerlerini bırakıp yürüyüşlerle kent merkezlerini dolduracaklar. Öğretmenler, sağlık, taşımacılık, enerji, belediye, büro ve kültür-sanat emekçileri seslerini birleştirecek.

Talepleri ve mücadelesi de kaderi gibi giderek işçi ve emekçilerle ortaklaşan öğrenci gençlik ilan ediyor: "Öyleyse 25 Kasım’da bizler de boykottayız!" Öğrenci gençliğin sendikası Genç Sen, bir süre önce yaptığı açıklamayla boykot kararını ilan etti ve bulunduğu her yerde 25 Kasım boykotu hazırlıklarına başladı. Parasız, bilimsel, anadilde eğitim için; insanca barınma, beslenme, sağlık hakkı için; üç kuruşa güvencesiz çalıştırılan bir de üzerine işten atılıp açlığa mahkum edilen işçi-öğrencilerin hakları için; sınıf düşmanımız burjuvaziye, hepimize bunları kader olarak dayatan kapitalist sisteme karşı öğrenci gençlik 25 Kasım’da emekçilerle omuz omuza olacak.

Öğrenciler için kaleme aldığı bildirilerde ‘De te fabula narratur – Anlatılan senin hikayendir’ diyen Genç Sen, öğrenci gençliği şu sözlerle boykota çağırıyor:
Genc-Sen, üniversite gençliğini barınma hakkı, parasız, anadilinde eğitim ve üniversitelerdeki baskılara karşı boykota cağırıyor. İşçiler greve gidiyor, doktorlar, ögretmenler, maliyeciler, bankacılar, belediyeciler, şoförler greve gidiyor. Anneler, babalar, akrabalar greve gidiyor. Biz okula gitmeyeceğiz, onlara katılacağız.

Şimdi tarihi okumanın değil okunacak tarihi yazmanın zamanıdır. Şimdi greve gitmenin, boykota gitmenin, sokağa çıkmanın zamanıdır. Şimdi yalnız olmadığımız ve yalnız kalmayacağımızı görmenin zamanıdır. Şimdi Genç-Sen’li olmanın zamanıdır. 25 Kasım’da boykotun zamanıdır.

25 Kasım’da öğrenci gençlik olarak amfilerimizden, fakültelerimizden sokağa akacak, kendi taleplerimizle işçi-emekçilerle buluşacağız. 25 Kasım’da emekçiler greve, öğrenciler boykota!
kaynak: komunarca.net

_________________
''Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz; en doğru, en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyedir; medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak, insan olmak için kâfidir... ''

Mustafa Kemal ATATÜRK


Millet arabesk bağımlısı bense türkü, millet FERDİ sevdalısı bense AŞIK GÜLABİ sevdalısı,hastasıyım....

candost32

Mesaj Sayısı: 281
Yaş: 24
Kayıt tarihi: 21/12/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: 25 KASIMDA BÜTÜN CANLAR GREVE

Mesaj tarafından candost32 Bir Ptsi Kas. 23, 2009 7:47 pm

25 Kasım uyarı grevine hazırlanalım!


Grevi adım adım örelim!



(25.100.9) - Ağustos ayında başlayan toplu görüşme sürecinde sermaye hükümeti bir kez daha kamu emekçilerinin taleplerini karşılamak istemedi. Kamu emekçilerinin sosyal haklarına, işgüvencesine, emeklilik ve sağlık hakkına göz diken sermaye devleti bir kez daha emekçilere sefalet ücretini reva gördü. Ücretlere sefalet düzeyinde yüzde 2.5+2.5 artış yaparak emekçilerle adeta alay etti.

Sermaye iktidarı bırakalım yeni haklar vermeyi, olanları da gaspetmek niyetinde. Kapitalizmin krizini ağır ve kölece çalışma koşullarıyla, artan zam ve vergilerle işçi ve emekçilere fatura etmeye çalışan sermaye iktidarı, performansa göre ücretlendirme, sözleşmeli istihdam, grevli-toplu toplusözleşmeli sendika hakkının tanınmaması, mezarda emeklilik, düşük ücret, esnek çalışma koşullarını kamu emekçilerine dayatmaktadır. Hakkını arayan emekçileri ise sürgün ve soruşturmalarla yıldırmaya çalışmaktadır. Her gün çalışma ve yaşama koşullarımız daha da ağırlaştırılmakta, sosyal yıkım saldırılarıyla geleceğimiz çalınmaktadır.

Böylesi önemli bir süreçte kamu emekçilerinin fiili-meşru mücadelesi sonucunda kurulan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ile Türkiye Kamu Çalışanları Konfederasyonu (Kamu-Sen), toplu görüşme sürecinde hükümetin taleplerini ciddiye almaması üzerine 25 Kasım günü bir günlük uyarı grevi gerçekleştirme kararı aldılar.



Ama bizler biliyoruz ki, mücadeleci bir çizgi izleyen KESK artık bu görevini yerine getirmemektedir. Kamu-Sen ise baştan beri devlet eliyle kurdurulmuştur. Çünkü devlet, hakları için mücadele eden kamu emekçilerini denetim altına almak istemiştir. Bunun için Kamu-Sen'i, idari amirlerine ve bürokratlarına kurdurmuştur. 25 Kasım uyarı grevi kararına ortak olmayan Memur-Sen yönetimi ise hükümetle işbirliği halindedir ve emekçilere yönelik saldırıların önünü düzlemektedir. Memur-Sen ve Kamu-Sen'in toplu görüşme sürecinde sermaye hükümetinin işini kolaylaştıran, kamu emekçilerinin hak ve taleplerini kazanmak için kararlı bir mücadele yürütmeyen pratiği ortadadır.

Ancak kamu emekçilerinin hak ve talepleri Kamu-Sen ve Memur-Sen'in yönetimlerinde bulunan, işbirlikçi sendikal anlayışlara bırakılamaz. Saldırıların ve hak gasplarının muhatabı doğrudan kamu emekçileridir, mücadeleyi örgütlemesi ve sendikalarına sahip çıkması gerekenler de onlardır.

Sendikaların tüm eksiklerine rağmen aldığı 25 Kasım uyarı grevi kararı oldukça anlamlıdır. Ancak önemli olan grev kararını almak değil bu kararı hayata geçirecek bir örgütlülük yaratmak ve hazırlık içinde olmaktır. Bu hazırlığı yerine getirmek de, sendikaları mücadeleci bir çizgiye çekmek de bizlerin görevidir. Sendikalarda örgütlü olmak sadece üye aidatlarının ödenmesi ile sınırlı değildir. Örgütlü olmak demek işyerinde, sendikanda, yaşamın tüm alanlarında emekten, emekçiden yana tutum almak, haklının yanında olmak ve bunun için mücadele etmek demektir.

Ağır çalışma ve yaşama koşulları altında bunalan kamu emekçileri olarak artık bu gidişe dur demeli, hak ve taleplerimiz uğruna mücadeleye atılmalıyız. 25 Kasım uyarı grevini bir başlangıç kabul etmeliyiz.




25 Kasım grevini örgütlemek için tabanda birleşelim, grev ve direniş komiteleri kuralım!

Sermaye iktidarının sosyal yıkım saldırıları sendikalı-sendikasız, işgüvenceli-işgüvencesiz tüm kamu emekçilerini ilgilendirmektedir. Dolayısıyla kamu hizmeti üreten tüm emekçiler olarak tabanda birleşmeli, ortak talepler etrafında mücadeleyi ortaklaştırmalıyız. 25 Kasım uyarı grevini sonrasıyla birlikte tabanda ortak örgütlemeliyiz.

Mücadeleyi ortaklaştırmak ancak işyerlerinde ortak örgütlülükler yaratmakla mümkündür. Bunun için işyerlerindeki tüm emekçilerin iradesinin temsil edildiği, kararların ortak alındığı grev ve direniş komiteleri kurmalı, sendikalı-sendikasız, kadrolu-sözleşmeli tüm kamu emekçilerini komiteler aracılığıyla sürecin bir parçası ve öznesi yapmalıyız.

25 Kasım eylemini güçlendirmek için!

25 Kasım uyarı grevi kararını alan sendika konfederasyonları, sadece kamu emekçilerinin tabanda birliğini sağlayacak işyeri örgütlülüklerini değil aynı zamanda eylemin ön sürecini ve sonrasını da boşlukta bırakmışlardır. Her iki konfederasyon da ön sürecinde eylem programını ortaklaştırmamış, sadece 25 Kasım gününde ortaklaşmışlardır. Bu eksik bir tutumdur.

Zira 25 Kasım grevinin güçlü ve kitlesel geçmesi, etkili olabilmesi için ön sürecinin işyerlerinde, sektörlerde adım adım örgütlenmesi ve ortaklaştırılması gerekmektedir. Bunun koşullarından birisi grev ve direniş komitelerinin kurulmasıysa diğeri de işyeri toplantıları, gezileri ve eylemleriyle canlı ve dinamik bir ön sürecin örgütlenmesidir.

25 Kasım bir uyarı grevidir ve bir günlük işbırakma şeklinde gerçekleşecektir. Herşeyden önce eğer 25 Kasım bir günlük uyarı greviyse ve kamu emekçilerinin taleplerini etkili bir eylemle gündemleştireceği bir süreç olacaksa, taleplerin karşılanmaması durumunda kamu emekçilerinin tutumunun ne olacağı bugünden ilan edilmelidir. Kamu emekçileri olarak bizler 25 Kasım’ın bir başlangıç olduğunu, sermaye hükümetinin geri adım atmaması durumunda süresiz iş bırakma eylemiyle mücadeleye devam edeceğimizi bugünden ilan etmeliyiz, sendikalarımızı bu doğrultuda karar almaya zorlamalıyız.

Bugünden yapılan her eylemde, etkinlikte, toplantıda 25 Kasım'dan sonra süresiz iş bırakmaya doğru yürümemiz gerektiğini anlatmalıyız.



Sürgün ve soruşturmalara karşı fiili tepkiler örgütlemeliyiz!

Bugünden düşünülmesi ve planlanması gereken bir diğer önemli konu da eylem sonrası yaşanabilecek soruşturma ve sürgün terörüne karşı neler yapılabileceğinin tartışılmasıdır. Hatırlanacağı gibi geçmişte yaşanan kitlesel iş bırakma eylemlerinin ardından sermaye devleti adli ve idari davalarla ve soruşturmalarla, sürgünlerle kamu emekçileri hareketini ezmeye çalışmıştı. Bu anlamda sendikalar işin sadece hukuksal boyutuyla ilgilenmişti. Soruşturma ve sürgün terörüne karşı mücadele sadece hukuksal zeminle sınırlandırılmamalıdır. Fiili bir takım eylemlerle saldırının göğüslenmesi için bugünden hazırlık yapılmalıdır. Bu nedenle işyerlerimizde sürgün ve soruşturmalara karşı iş yavaşlatma, işgal, yürüyüşler, oturma eylemleri gibi kitlesel katılımlı fiili eylemleri bugünden gündemleştirmeliyiz.



Umutsuzluğu kırmak, kamu emekçilerine güven vermek, haklarımızı kazanmak için görev başına!

Kamu emekçileri hareketinin uzun bir dönemdir geriye çekildiğini, işyerlerimize umutsuz bir havanın hakim olduğunu biliyoruz. Ama tablonun bu hale gelmesinden bizler de sorumluyuz. Bu olumsuz ruhhalini dağıtmanın, kamu emekçilerine güven vermenin ve mücadelenin öznesi yapmanın yolu her ilde, sendikada, şubede ve işyerinde tabanda emekçilerin birliğini sağlamaktan geçmektedir. Bunun için ilk önce kendimizdeki umutsuzluğu kırmalı, bir an önce harekete geçmeliyiz.

Hiç vakit kaybetmeden işyerimizdeki, sendikamızdaki sendikalı-sendikasız tüm emekçi kardeşlerimizle biraraya gelelim, 25 Kasım uyarı grevini, öncesi ve sonrasıyla birlikte kitlesel ve güçlü örgütlemek için grev ve direniş komiteleri kuralım, neler yapabileceğimizi tartışalım!

Sosyalist Kamu Emekçileri

_________________
''Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz; en doğru, en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyedir; medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak, insan olmak için kâfidir... ''

Mustafa Kemal ATATÜRK


Millet arabesk bağımlısı bense türkü, millet FERDİ sevdalısı bense AŞIK GÜLABİ sevdalısı,hastasıyım....

candost32

Mesaj Sayısı: 281
Yaş: 24
Kayıt tarihi: 21/12/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: 25 KASIMDA BÜTÜN CANLAR GREVE

Mesaj tarafından candost32 Bir Ptsi Kas. 23, 2009 7:48 pm

25 Kasım’da herkes grevde!

Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu, Bakırköy’de yaptığı bir eylemle 25 Kasım grevine katılım çağrısında bulundu.


Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu, Bakırköy’de yaptığı bir eylemle 25 Kasım grevine katılım çağrısında bulundu.

Bakırköy Sahil’de buluşan Platform üyeleri, sloganlar ve dövizleriyle Özgürlük Meydanı’na kadar yürüdü. En önde platform imzalı “25 Kasım’da grevdeyiz, haydi dayanışmaya!” pankartının yer aldığı yürüyüş boyunca “25 Kasım’da grevdeyiz, İnsanca yaşam istiyoruz, Yaşasın sınıf dayanışması, Sağlıkta ticaret ölüm demektir!”sloganları atıldı. Emekçilerin ilgiyle izlediği yürüyüşten sonra Özgürlük Meydanı’na giriş yapıldı ve burada basın açıklamasına geçildi.

Basın açıklamasında 25 Kasım’da 2 milyon kamu emekçisinin greve çıkacağı duyurularak eyleme destek verileceği söylendi.


Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu çatısı altında bir araya gelen işçi sendikaları, sağlık ve meslek odaları, mühendis ve mimarlar, emekten yana siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri, platform ve siyasi çevreler olarak KESK’in almış olduğu grev kararına destek olacağız.

25 Kasım’da çalışmakta olduğumuz kamu işyerlerinde biz de greve çıkacağız.

Grevi desteklemek için çocuklarımızı okula göndermeyeceğiz, belediye, vergi dairesi, PTT başta olmak üzere devlet dairelerindeki iş ve iş eylemlerimizi 25 Kasım günü bir gün erteleyecğiz, acil olmadıkça sağlık kuruluşlarına başvurmayacağız, ulaşım için trenleri kullanmayacağız!

_________________
''Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz; en doğru, en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyedir; medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak, insan olmak için kâfidir... ''

Mustafa Kemal ATATÜRK


Millet arabesk bağımlısı bense türkü, millet FERDİ sevdalısı bense AŞIK GÜLABİ sevdalısı,hastasıyım....

candost32

Mesaj Sayısı: 281
Yaş: 24
Kayıt tarihi: 21/12/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: 25 KASIMDA BÜTÜN CANLAR GREVE

Mesaj tarafından candost32 Bir Ptsi Kas. 23, 2009 7:49 pm

Grev vakti geldi

İSTANBUL- Artık saatler greve ayarlı. Emekçi memurlar, hastaneler, okullar, demiryolları ve kamu kuruluşları hizmet üretmeyecek, 25 Kasım'da hayatın nabzını durduracak. KESK, Kamu-Sen yöneticileri, grevle dayanışmaya çağırdı.
25 Kasım grevinde artık son saatler. Hazırlıklar sürüyor. KESK ve Kamu-Sen üyesi emekçi memurlar hayatı durdurmaya hazırlanıyor. Memur sendikalarına DİSK, Türk-İş, TTB, BASK ve çeşitli siyasi parti ve platformlar destek verdiklerini açıklamıştı.
KESK Genel Başkanı Sami Evren ile Kamu-Sen Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Fahrettin Yokuş, gazetemize konuştu.
Evren: Hayatın nabzı nerede atıyorsa...
KESK Genel Başkanı Sami Evren, “Hayatın nabzı nerede atıyorsa biz oradayız, 25 Kasım'da o nabız atışlarını durduracağız, hayat adeta duracak” dedi. Sami Evren, “Bu grev sadece emekçi memurların grevi değildir, IMF politikalarından, neoliberal saldırılardan, kriz ve krizin sonuçlarından; açlık, yoksulluk ve işsizlikten rahatsız olan” kapitalist sistem karşıtlarını, 25 Kasım uyarı grevine destek vermeye çağırdı.
Evren, kamu çalışanlarının çocuklarını o gün okula göndermemelerini, üniversite öğrencilerinin okullarını boykot etmelerini istedi. KESK Genel Başkanı Evren, dayanışmanın her türlüsünü hayata geçirmenin önemli olduğunu vurguladı, “En basit eylemliliğe bile ihtiyaç var” dedi ve ekledi: “Bu bir uyarı grevidir, tüm işyerleri 25 Kasım'da eylem alanımızdır.”
Sokağa eyleme greve
Kamu-Sen Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Fahrettin Yokuş, tüm ezilenleri sokaklarda olmaya ve greve destek vermeye çağırdı. Yokuş, AKP'nin, 7 yıllık hükümeti döneminde işçi ve emekçilerin onurunu ayaklar altına aldığını söyledi. Hem Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hem de Çalışma Bakanı'nın bu onur kırıcı yaşamdan sorumlu olduklarını belirten Yokuş, tüm çalışanları “bizden olanlar ve olmayanlar” şeklinde ikiye ayırdığını belirtti. Yokuş, halkın 25 Kasım grevinde mağdur olabileceklerini ancak, herkesin sokaklara çıkarak kendilerine destek olmalarını istedi. Emekçilerin, 25 Kasım'da sağlık hizmetleri, eğitim ve tüm kamu kurumlarından hizmet almamalarını istedi. Fahrettin Yokuş, 25 Kasım'da başta tüm emekçiler olmak üzere herkesi alanlara çağırdı.
DİSK aktif destek verecek
DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, emekçi memurların uyarı grevini en aktif şekilde destekleyeceklerini belirtti. Görgün daha önce, aldıkları kararı tüm bölge ve il temsilciliklerine bir talimat olarak ilettiklerini söyleyerek, KESK'in grev programına katılacaklarını ve destekleyeceklerini kaydetti. Görgün şöyle konuştu: “Bölgeye, ile, yerele göre değişecek bu destek eylemler, bazı yerlerde iş bırakma, bazı yerlerde bildiri dağıtımı ve basın açıklaması, bazı yerlerde ise öğlen saatlerinde yapacak yürüyüşlere katılma şeklinde olacak.”
__________________

_________________
''Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz; en doğru, en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyedir; medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak, insan olmak için kâfidir... ''

Mustafa Kemal ATATÜRK


Millet arabesk bağımlısı bense türkü, millet FERDİ sevdalısı bense AŞIK GÜLABİ sevdalısı,hastasıyım....

candost32

Mesaj Sayısı: 281
Yaş: 24
Kayıt tarihi: 21/12/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: 25 KASIMDA BÜTÜN CANLAR GREVE

Mesaj tarafından candost32 Bir Ptsi Kas. 23, 2009 7:49 pm

HSGGP: Greve, dayanışmaya

İSTANBUL (22.11.2009)- Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu, Bakırköy Özgürlük Meydanı'nda yaptığı yürüyüşle 25 Kasım grevine destek vereceklerini açıkladı. Platform, dört bir yanda yapılacak grevlere dayanışma çağrısında bulundu.
Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu bileşenleri, Bakırköy Mado önünde toplandı. “25 Kasam'da grevdeyiz”, “Herkese sağlık güvenli gelecek”, “Parasız eğitim parasız sağlık”, “Metrobüs zammı geri çekilsin” sloganlarıyla Bakırköy Özgürlük Meydanı'na yürüdü.
Platform adına açıklama yapan Nazım Algan, “İki milyon kamu emekçisi 25 Kasım'da ekonomik krizin bedelini ödememek için, herkese sağlık güvenli gelecek, parasız eğitim talebiyle greve çıkıyor. İşten çıkarmalar yasaklansın, toplu sözleşme ve grev hakkı istiyoruz diyerek hükümeti uyarıyor. Kamuda çalışan veya kamudan hizmet alan milyonlarca insan olarak hak ve özgürlüklerimiz için grev kararı alan sınıf kardeşlerimizle dayanışma içinde olacağız” dedi.
Algan, grevi desteklemek için 25 Kasım'da, çalıştıkları kamu iş yerlerinde greve çıkacaklarını, çocuklarını okula göndermeyeceklerini, acil olmadıkça sağlık kuruluşlarına gitmeyeceklerini ve ulaşım için trenleri kullanmayacaklarını söyledi. 25 Kasım'da hizmet üretimini durdurarak, saat 11.30'da Çapa Hastanesi ve Sirkeci Tren İstasyonu önünde toplanıp, Beyazıt Meydanına yürüyeceklerini belirtti.
Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu, yarın da Taksim Hill Otel'de 25 Kasım grevine destek veren sendika ve meslek örgütü genel başkanları ile ortak basın açıklaması yapacak.
__________________

_________________
''Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz; en doğru, en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyedir; medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak, insan olmak için kâfidir... ''

Mustafa Kemal ATATÜRK


Millet arabesk bağımlısı bense türkü, millet FERDİ sevdalısı bense AŞIK GÜLABİ sevdalısı,hastasıyım....

candost32

Mesaj Sayısı: 281
Yaş: 24
Kayıt tarihi: 21/12/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: 25 KASIMDA BÜTÜN CANLAR GREVE

Mesaj tarafından candost32 Bir Ptsi Kas. 23, 2009 7:49 pm

Adana Eğitim Sen’den 25 Kasım çağrısı




(23.11.09) - Hazırlıkları süren 25 Kasım grevi öncesinde Eğitim-Sen Adana Şube tarafından greve çağrı amacıyla basın açıklaması gerçekleştirildi. 23 Kasım günü saat 10.00’da şube binasında gerçekleştirilen açıklamayı Eğitim-Sen Adana Şube Başkanı Güven Boğa okudu.
24 Kasım Öğretmenler Günü'nde taleplerinin dikkate alınması için seslerini yükselttiklerini söyleyen Güven Boğa Türkiye’nin eğitim ve bilim emekçilerinin, sadece yılda bir gün hatırlanmayı değil, yaşadıkları ekonomik, sosyal ve özlük sorunlarına gerçekçi ve kalıcı çözümler üretilmesini beklediklerini ve bu nedenle de tüm eğitimcilerin 25 Kasım’da alanlarda olacağını söyledi.
Boğa, “24 Kasım Öğretmenler Günü”nün 12 Eylül döneminin bir ürünü bir gün olduğu da unutulmaması gerektiğini de hatırlattı. Açıklamada, 12 Eylül 1980 darbesiyle başlayan baskıcı süreçte, bütün demokratik kitle örgütleriyle birlikte, 200 bin üyesi bulunan TÖB-DER’in kapatılması, tüm malvarlığına devlet tarafından el konulması, 64 yöneticisi ve binlerce üyesinin tutuklanmasıyla eğitim emekçileri hareketinin de karanlık bir döneme girdiği ifade edildi.
Açıklama son olarak şu sözlerle sona erdi:
“Bizlerin “insanca bir yaşam” talebine karşın hükümet, Türkiye’nin gelecek kuşaklarını yetiştiren eğitim ve bilim emekçilerini yoksulluğa, sefalete ve açlığa mahkum etmeye devam etmektedir. Tüm toplumsal kesimler gibi, yüz binlerce eğitim ve bilim emekçisi de, art arda gelen zamlar sonrasında ekonomik olarak ciddi bir darboğaza girmiştir. Hükümetin 2010 yılı için belirlediği “memur zammı” şimdiden buhar olup uçmuştur.
Bugün açık olarak görülmektedir ki, tüm eğitim ve bilim emekçilerinin haklarını savunmak, aynı zamanda nitelikli, kamusal eğitim hakkını savunmak anlamına gelmektedir. Bugün, bizim için sadece öğretmenlerin değil, kötü ve sağlıksız koşullarda çalışan, hakları gasp edilen, sürgünlere ve soruşturmalara maruz kalan, güvencesiz istihdam edildiği için eğitime erişemeyen milyonlarca çocuk ve gencimizin ve onların ailelerinin de taleplerini seslendirme ve haklarımıza bir kez daha sahip çıkma günüdür. Bugün bizim için sadece “kutlanan” değil, nitelikli öğretmen olmadan nitelikli eğitim hakkının olmayacağını haykırma günüdür.”

Kızıl Bayrak / Adana
__________________


http://www.ateshirsizi.net
sitesinden alıntı
'Sendiren' cana,yldaşa teşekkürler

_________________
''Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz; en doğru, en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyedir; medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak, insan olmak için kâfidir... ''

Mustafa Kemal ATATÜRK


Millet arabesk bağımlısı bense türkü, millet FERDİ sevdalısı bense AŞIK GÜLABİ sevdalısı,hastasıyım....

candost32

Mesaj Sayısı: 281
Yaş: 24
Kayıt tarihi: 21/12/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

2 sayfadaki 2 sayfası Önceki  1, 2

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz